Anasayfa

Hazreti Mevlana Hakkında Dediler ki

Asaf Halet Çelebi

Tennûre giymiş ağaçlar

Aşk niyaz eder, Mevlânâ.

İçimdeki nigâr başka bir nigârdır,
İçimdeki semâ'a
Nice yıldızlar akar,
Ben dönerim,
Gökler döner..

Benzimde güller açar
Güneşli bahçelerde ağaçlar.
"Halaka-s semavati-vel'ard"
Yılanlar ney havalarını dinler

Tennûre giymiş ağaçlar
Çemen çocuları mahmûr
Caaan...
Seni çağırıyorlar
Yolunu kaybeden güneşlere
Bakıp gülümserim

Ben uçarım,

Gökler Uçar...

Muhammed İkbal


Allah, önümüze bir merdiven koydu.
Onu basamak basamak çıkmak gerekir.

......
Allah'ın nimetine, lütfûna şükretmeye çalışmak,irade-i cûziyedir.

Senin cebriliğin ise, o lütfu inkârdır.
Onun verdiği nimete şükretmek kudretini artırır
Cebir ise, Allah'ın nimetini elinden alır.

......
Bizim dininmizde iş, cihadda ve mücalededir.
İsa dini ise dağa ve mağaraya çekilmedir.

......
İnsan, kıyamete kadar sınanmaktadır.

......
İnsan nohut misalidir; pişmelidir ki gıda olsun,
Kuvvet olsun, ormanlarda arslan kesilsin.
"Allah kalple tecelli ettiği müddetçe vücûd atıl kalmaz
ınsan ağacı hiçbir zaman hareketsiz değildir

Her an dünya yenilenir; fakat biz dünyayı
daima durur gördüğümüzden sürekli değişmeden
haberdar olmayız.

Hayat tıpkı su gibidir; yeniden yeniye hep akıp gider.
       

Nevin Korucuoğlu

Mevlâna'nın hayranlarından bir tasavvuf şairi olan 3. Murad Konya dergahını tamir ettirmeye gelmiş şu içli şiiri ile padişah olduğu halde toprağına yüz sürmek istediğini, aşkını, inancını tevazu içinde anlatmıştır. Mevlâna'ya verdiği lakap Molla Hünkar, astan dergah eşik anlamındadır. Gülbank mesnevi ayinlerinde okunan duadan biridir. şiir şöyledir:

Beyler Hazreti Pîre gidelim
Görelim Molla Hünkarı
Yolunda zahmet çekelim
Görelim Molla Hünkarı
Gelin gülbengini çekelim
Astanına bakalım
Çerağı ondan yakalım
Görelim Molla Hünkarı
Yanar altın kandilleri
Sema döner dedeleri
Ebubekr nesilleri
Görelim Molla Hünkarı
Sultan Murad varmak ister
Canı özler görmek ister
Hâkine yüz sürmek ister
Görelim Molla Hünkarı

Samiha Ayverdi

İnsanoğlu, yediyüz senedir Mevlânâ Celaleddin Rumî'yi bir tanrı mirası gibi benimseyip, görünen ve görünmeyen her cephesinden söz etmiştir.

Meserret Diriöz

Mevlânâ... Mânâsı: Efendimiz ... Bu şimdiye kadar milyonlarca büyük insana hitâb edilen umûmî tabir, bir hamlede,o büyük dahi'ye alem oldu. Artık, Mevlânâ deyince, 604 Hicret senesinde, Mübarek kudumiyle dünyayı şereflendiren, Sultanül-ülemâ Bahaeddin Veled'in oğlu, Muhammed Celâleddîn Rûmî hatıra gelir.Bir nazım şekli olan "Mesnevî"nin, O'nun büyük eserine alem olması gibi...

Umûmi'yi husûsî, ağyârı yâr ve küfrü, iman yapan adam... O, bir ömür boyunca, sonsuz gerçeği nihâyetsiz zamanlara anlattı. Böyle bir kimseyi, şu anda, dakikalara, hattâ saatlere sığdırmak mümkün mümüdür? Vefatından bugüne kadar, şarkta-Garpta, Kürre-i Arzın dört bucağında, O'nun hakkında yazılmayan ve söylenmeyen bir şey kalmadı.Nâmına bir tarikat teşekkül etti. Hattâ, tahta, cülüs eden Âl-i Osman padişahları, O'nun sülâlesinden gelen "Çelebi"ler eliyle kılıç kuşandılar. Mevlevî zaviyeleri, her tarafta, ilim, irfan, şiir ve musiki merkezleri oldu. Eflâkî'ler, Ankaravî'ler, Sarı Abdullah Efendi'ler, Fasîh'ler, Sineçâk'ler, şeyh Galib'ler, hep bu mektebin yetiştirdiği binlerce isimden, ilk hamlede hatıra gelen birkaç tanesidir.

Prof. Dr. Amil Çelebioğlu

Hakiki büyük insanları yakından tanırsak onlarda, Peygamber ve velilerde daima yanan insanlık sevgisi ateşinin kıvılcımlarını buluruz. O kıvılcımlar ki, düştüğü çatının hacmine göre, küçük veya büyük yangınlar çıkarır.

Ayten Lermioğlu

Mevlâna Celâleddin, sadece bir mütefekkir, bir mutasavvıf ve şair değildir. Evliya burcunun güneşidir. "ULEMÂ, ENBİYANIN VARİSİDİR" Hadisi hükmünce Hz. Peygamberin manevi varisidir; velâyet sırrının tecelligâhıdır.

Mevlâna Hak'ın aşkıyla, aklın fikrin çok ötesine varmış, " Bir ayağım şeriatte, bir ayağım pergel gibi yetmişiki milleti dolaşıyorum" buyurmuştur. Kendisi hayatını: "HAMDIM, PİŞTİM, YANDIM" diyerek üç kısa fakat ateşli sözlerle hulâsa etmiş,"yandım" kelimesiyle neler neler anlatmıştır. "Hamdım" sözüne gelince. Doğrusu bu şaşılacak bir sözdü. Bununla beraber ihtimal k, "Hamdım" kelimesi, Hazret-i şems'e mülâki olmazdan evvelki devreyi ifade etmektedir.

Mevlâna bir seçilmiş olarak dünyaya salınmıştır. Velîler dünyaya geldikten sonra olmuş değil, olup gelmiş seçkinlerdir. Ancak ibadet, mücahede ve çile, cevherlerini gün ışığına çıkarmakta, kendilerini kendilerine tanıtmaktadır.

Bir mısrasında Mevlâna: "Sevgide derlenip toplananlar şu insan kalabalığı gibi ölmezler" buyurmuştur. Koca Velîyi işte bu yönden mütalâa etmek gerekir: Pişmesi, yanması, açıkçası sevgide derlenip toparlanması ve şu insan kalabalığı gibi ölmeyişi...

Dünya tarihinde hiç kimse O' nun kadar aşkla gıdalanmamış, hiç kimse O'nun kadar aşkı dile getirememiştir. Mevlâna şiiri şairlik için değil vâsıl olduğu ilahi hakikat sırlarını aşinalarına açıklamak gayesiyle söylemiş, vecdini ifadeye vasıta etmiştir. Sözleri hikmet, hakikat kaynağıdır. Kur'an-ı Kerim'in hadis-i kudsî ve hadislerin tefsirleri açıkçası insanı kâmil tarafından izahıdır.

Doç. Dr. Mehmet Bayraktar

Hz. Mevlâna, âlem ve atom hakkında bildikleri gerçeği bir dörtlüğünde sembolik olarak şöyle dile getiriyordu:

"Eğer bir atomu kesersen

Ortasından bir güneş

Ve güneş etrafında da

Durmadan dönen gezegenler görürsün"  

Böylece Hz. Mevlâna bir yandan merkezi güneş olan gezegenler sistemine ve onların güneş etrafındaki dönüşlerine diğer yandan da atomun parçalanabileceğine, atomun içindeki çekirdek ve etrafında dönen elektronlara işaret etmiştir. Herşeyin durmaksızın hareket halinde olduğunu anlatmıştır. Yukarıdaki dörtlük de semâda şekillenmiştir.  

Mevlevî semâsını hatırlayınız. Ortada bir semâzen başı onun etrafında dönen semâzenler vardır. Ortadaki semâzen başı hem dünyamızın güneşini hem atomun çekirdeğini (nötron ve protonları) temsil etmekte onun etrafındakiler dönen gezegenleri (ve atom çekirdeği etrafında dönen elektronları) temsil etmektedir.  

Aynı asırda yaşayan büyük mutasavvıf Muhyiddin-i Arabî gibi Hz. Mevlâna da alemin ve atomların an be an değiştiğini her şeyin hareket ettiğini söyler. Hareket alemin aslıdır ve kalıcı hiçbir zerre yoktur. Her şey Mevlevîler gibi semâ yapmaktadır. Fakat insanların çoğu bunu farkında değildir.

© 2017 İskenderun Mevlana Vakfı
 
Web Tasarım Neo